Merhaba Gülüm/Davudi Aşk

Merhaba gülüm

Halin yok halimden

Sevginden mecalim

Gözlerin de olmasa

Olmazı içeceğim

Suları çekilmiş bir ırmak zaman

Gecesi sönmüş bir kadının

Yeşili çekilmiş güveyi sonbahar

Savrulur hatıralar bigam rüzgarlara

Kaç çırpılmış insan kıyısı biz

Kaç insana çırpınmış deniz

Kıvranıp köpürürüz böğründe anın

Çizgiler alnımızda gel gitsiz beniz

Bir ufuk çizgisi ahenksiz

Tahtında gök baht olmayan giz

Ufkun alnında sürüklenen

Renksiz ahenksiz

Merhaba gülüm

Zamanın tenha yollarında

Bigam hatıralar savrulur rüzgara

Bir aşktan terü taze arta kalan

Bir demirci örsü boynumda

Bana yakın şah damarımdan

bana kalan sonrasında

Pıhtılaşmış kan denizi kanayan

Bir kırık aynanın ortasında sen

Suları çekilmiş bir ırmak zaman

Ben kıyısı aşk kaç ruhu kuruyan

Merhaba gülüm

Yankısı Davut’tan kalan hatıralar

Boynumda bir demirci örsü

Yarınların boşluğuna

Sensizliğin yansısı

Ne örs oldum ne de

Hırpalayan ben

Narinine çekiçleyendin

Suyunu aldığım gözlerin

çeliğimi incitendin sen

Merhaba gülüm

Bağbozumu anılarda şenlik var

İçinde mayalanan kabaran çocukluğu

Kavuran gençliği

Kavrulan olgunluğu

Ve

İçine patlayan

sönmüş bir yanar dağ

Yani burda

kendine ağlayan sen var

“Yalnızlık yığınların-ın-, kalabalıkların-ın- arasından azade olarak kendi içinde çoğalışındır.”

Yorum Yapın